9 Mayıs 2012 Çarşamba

Dusundum dusumden ayri kaldim...



Ruya gorme konusunda cok yaratici oldugumu soyleyemem. Genelde o hafta ne yasadiysam, neye uzulduysem, sevindiysem, yakin zamanda neyin olmasini bekliyorsam cat diye cikar karsima. Imgeymis, metaformus, dolayli anlatimmis bunlara pek tenezzul etmez dus gucum. Karnim ac mi yattim, ruyamda az otemde bir sandvic gorurum bir turlu uzanip da yetisemem; o gun cok mu yoruldum, gitmek istedigim yer dimdik bir tepenin ucundadir; onemli bir haber mi bekliyorum elimde bir mektup buluveriririm, bir turlu acmayi beceremem...

Uykuyla ilgili bir kitapta okumustum, yazar ruyalarimizin varolus amacinin fiziksel ve psikolojik dengemizi saglamak oldugunu soyluyordu, yani aslinda vucudumuzdaki stresi, gerginligi atmak icin ruya goruyormusuz. Bu iddiadan yola cikacak olursak benim vucudumda bir seyler ters calisiyor olmali; gordugum ruyalar beni stresten kurtarmak bir yana mevcut endisemi, kaygimi gece de yuzume vuruyor adeta. Ama yine de bilincaltima cok haksizlik etmiyim, nadir de olsa sembolik anlatim uzerinde calistigi oluyor. Misal dun gece gordugum ruya...

Ortaokuldayken cok sevdigimiz bir muhabbet kusumuz vardi. Ama klasik muhabbet kuslari gibi tum gun kafesinde aynadaki yansimasiyla vakit gecirmezdi. O kadar ailenin bir ferdi olmustu ki kafeste kapali oldugu zamanlar omrunun yarisini gecmez herhalde. Surekli evin icinde ordan oraya ucar, bizimle beraber sofraya oturur -pardon konar- aksamlari abim daha apartmana girdiginde geldigini hisseder, koridorda bagira cagira ucarak bize onun geldigini haber verir, balkon ya da salon cami acikken dahi acik pencerenin kenarindan bir U cizerek geri doner, bizimle bayram ziyaretlerine gelmek disinda nerdeyse her seyi yapardi. Biliyorum bir muhabbet kusunun hayatimizdaki yerini boyle tarif etmek kulaga cok abarti geliyor. Belki cocukluk anilarinin her zaman ozlem duyulan, romantik bir yani oldugu icin o anlari boyle coskuyla anlattigimi dusunebilirsiniz; ama ben daha bunlari yazarken bile annemle abimin bu yaziyi okuduklarinda gozlerinin yasaracagini, iclerinde bir yerin ciz edecegini hissedebiliyorum. Kusumuz oldugunde dort gun dort gece annemle kipkirmizi gozlerle gezdigimizi hatirliyorum; annem konu komsu ne der, bir kusun arkasindan bu kadar aglanir mi diyerek kimselere gozukmek istemedi o gunler...

Iste dun gece ruyamda muhabbet kusumuzu gordum, tam 18 sene sonra. Yine o zaman oturdugumuz evde oturuyoruz; mekan, zaman her sey geriye sarilmis ama sanki zihnim bugunde. Salonda onu gordugumde o yuzden bu kadar sasiriyorum sanirim, onun orda olmasini beklemiyorum. Yanina gidip dikkatlice baktigimda farkediyorum ki kus ufacik kalmis, normalde oldugunun nerdeyse yarisi. O kadar uzuluyorum ki anlatamam. Hemen kafesinin icindeki yemlige bakiyorum, ici bos yem kabuklari ile dolu. Yemligini en son ne zaman doldurdugumu dahi hatirlayamiyorum, onu kimbilir ne zamandir ac biraktigimi farkedince icime oyle bir sucluluk duygusu basiyor ki eski evimizde kusumuzun yemlerinin oldugu vitrine kosuyorum hemen, kapagi actigimda kus yemi olmadigini goruyorum, findik fistik bakliyat bir suru sey var ama kus yemi yok. Sonra kusumuz arkamdan geliyor, dolabin icine sicriyor, ordakilerden agzina layik olanlari secip yemeye basliyor. O an inanilmaz rahatliyorum, oh diyorum neyse ki bizden biri, yemek secmiyor...

Simdi gel de cik bu ruyanin icinden, beni ruya tabirleri konusunda hic yormayan bilincaltim bu sefer ters koseye yatirdi. Gerci sabah ruyayi hatirlar hatirlamaz kafamda bunun neye isaret ettigine dair bir fikir olustu. Meric'e ruyami anlattiktan sonra bir an tereddut ettim, ama ardindan kendimce ne anlama geliyor olabilecegini soyledim, meger o da ayni seyi dusunmus! Bana ne dusundurdugunu soylemiycem, onu da sizin hayal gucunuze birakiyorum. Ama asil anlatmak istedigi ve cagristirdiklari bir yana, yillar onceki anilarimi tekrar canlandirdigi, o zamanki duygularimi bir an icin de olsa geri getirdigi icin bilincaltima tesekkuru bir borc bilirim.

Ve yazimi o gunleri hatirladigimda fonda calan sarkiyla noktaliyorum.

Yagmur bulutu unutursa
Dalinda cicegi kurutursa
Yar benden utanirsa
Dusundum dusumden ayri kaldim...


2 yorum:

  1. İbisssss! İnanmıyorum sana, 18yil oldu mu gercekten yaa. Favori yazım budur! :)

    YanıtlaSil
  2. hahahahah evet ya ibis, ismini bizden baska hatirlayacak tek insan sensin herhalde.. cok ozledim gozdem ya burnumda tutuyorsun!!

    YanıtlaSil